25 Nisan 2013 Perşembe


Yapraklı deniz ejderi (Phycodurus eques), denizatı ile ilgili olan bir tuzlu su (deniz) balığıdır. Phycodurus cinsinin tek üyesidir. Bu canlılar güney ve batı Avustralya sularının yerlisidir ve genellikle sığ, ılık sularda kalırlar. Adları görünümlerinden gelir, uzun yaprak görünümlü çıkıntılar tüm vücutlarından çıkmaktadır. Bu çıkıntılar itici amaçla kullanılmazlar, yalnızca kamuflaj için kullanılırlar. Yapraklı deniz ejderi, boynunun kabarık kısmındaki göğüs yüzgeci ve kuyruğun sonuna yakın olan sırt yüzgeci ile ilerler. Bu küçük yüzgeçler neredeyse saydamdır ve su üzerinde sakince ilerlerken yüzgeçlerini ince ince dalgalandıkları için zor farkedilirler, bu nedenle suda yüzen bir deniz yosununu andırırlar.
Denizatı gibi, adı bilinen bir yaratığa (efsanevi bir yaratık) benzerliğinden gelmektedir. Deniz canavarı standartlarına göre büyük olmamasına rağmen, denizatlarından çok büyüktürler, 45 santimetreye (18 inch) kadar büyüyebilirler. Plankton, deniz yosunları ve diğer küçük yiyeceklerle beslenirler ve insan dışında herhangi bir canlı tarafından avlanmazlar. Dişiler yumurtalarını erkeklerin kuyruklarında biriktirirler ve yumurtalar burada olgunlaşır. Kirlilik, endüstriyel atıkların karışması ve görüntülerinden etkilenerek toplayan dalgıçlar nedeniyle tehlike altındadırlar. Bu tehlikeler nedeniyle Avustralya hükümeti tarafından koruma altına alınmışlardır.
İlgili bir tür olan Otlu deniz ejderi yeşil renklidir, ot benzeri yüzgeçlere sahiptir ve Yapraklı deniz ejderinden daha küçüktür, bununla birlikte National Geographic dergisinin Kasım 2006 sayısına göre yapraklı ve otlu deniz ejderleri aynı tür içinde olabilirler.
Yapraklı deniz ejderi Güney Avustralya eyaletinin resmi deniz amblemidir. Yapraklı deniz ejderhaları (phycodurus eques) ya da Glauert deniz ejderhaları, denizatı ailesine bağlı uzun, boru biçiminde deniz balıklarıdır. Yaprak benzeri uzun çıkıntılar, bedenlerinin her yanından çıkar. Bu da onların diğer türden yüzen deniz otları ya da yosun yataklarında saklanmasını sağlar. Nir nevi kamuflaj niteliğindedir. Ne avlar ne de avcılar onun bir balık olduğunu anlamaz. Larva balıklar, planktonlar, denizşakayığı ve minik kabuklularla beslenir, küçük ağızlarıyla bu avlarını emerler. Avustralya'nın güneybatı, güney ve doğu kıyılarındaki okyanus sularında bulunur ve çoğunlukla sığ, ılık suları tercih ederler. Tam olarak gelişimini tamamlamış bir yapraklı deniz ejderhası 45 Dünyanın En İlginç Hayvanlarısantim uzunluğunaulaşabilir.
                                                                                                                                               

24 Nisan 2013 Çarşamba

aztek imparatorluğu




Aztekler bugünkü orta Meksika bölgesinde 14. ve 16. yüzyıllar arasında yaşamış bir Orta Amerika halkıdır. Zengin bir mitoloji ve kültürel mirasa sahip Azteklerin başkenti, günümüzde Ciudad de Mexico'nun bulunduğu Texcoco Gölü'nün ortasında yeralan Tenochtitlan kentiydi. Çok büyük bir uygarlık kurmuşlardı. Hernan Cortes'in Meksika'yı toprağa katma sırasında yapılan ve Tenochtitlan kuşatması olarak bilinen savaş sonucunda Aztekler yenilmiş ve güçlerini kaybetmişlerdir. Ayrıca dünyanın en büyük piramidi Meksika'da Cholula de Rivadabia'da bulunur. Azteklere ait piramit 182.107 metrekare alan üzerine kurulmuştur ve yüksekliği 54 metredir.

Aztek İmparatorluğu 

250px-Aztecempirelocation
13 milyonluk bir nüfustan oluşan çok büyük ve zengin bir imparatorluk olan Aztekler gelişmiş tarım yöntemlerine, kendilerine ait bir dine, takvime, alfabeye sahiplerdi. Aztekleri keşfedenler İspanyollar oldu. Hernan Cortes ve onun özel ordusu Aztek başkenti olan Tenochtitlan´a giderken Popocateptel volkanik dağının yanından geçtiler ve ilk kez bir volkan görmüş oldular. Adamları ve Cortes başkente ulaştıklarında Aztek imparatoru Montezuma onları karşılamak için bekliyordu. Aztek imparatoru göz kamaştırıcı elbiseler giymişti. O, Cortes ve adamlarının başkente girmesine izin verdi. Cortes´in sadece 600 askeri vardı ve Aztek imparatoru onları kolayca yok ettirebilirdi. Ancak Aztek takvimine göre bu yıl çok özel bir yıldı. İnançlarına göre bu yılda Quetzalcoatl adlı bir tanrı Aztekleri yok edecekti. Bu tanrının efsanedeki tarifleri Cortes´e çok benziyordu. Bu yüzden Aztek imparatoru, Cortes'in tanrı olduğuna karar verdi. Cortes başkentte bir kaç gün geçirdikten sonra güvende olmadığını sezdi. Hayatta kalmalarını sağlayan tek şeyin imparatorun varlığı olduğunu fark etti. Bu nedenle Aztekleri denetim altına alabilmek için imparatoru tutsak almaya karar verdiler. Cortes birkaç ay daha şehirde kaldıktan sonra ayrıldı. O gittikten sonra başka İspanyollar Aztek'e saldırdılar. Cortes yeni ordusuyla geri geldiğinde Cuitlahuac imparator olmuştu. Ancak bunu bilmeyen Cortes Aztekleri kontrol altına almak için Montezuma'yı tutsak aldı ve halkı etkilemek için onu kraliyet sarayının çatısına çıkardı. Ancak halk onlara taş atarak tepkisini gösterdi. Atılan taşlardan biri Montezuma'nın ölümüne neden oldu.
 1521'de Aztekler teslim olana kadar 4 ay savaş yapıldı